BULUŞMA

11/01/2008 saat 15:00

Dokuz ay onüç gündür beklediğim andı bu.

Çok uzaktaymışsında,

O an kavuşmuşuz gibi.

Her yerini unutmuşumda,

Yeniden görüyormuşum gibi.

Zorlukla aralayabildiğin maviş gözlerini,

Minicik buruş buruş ellerini,

Pamuk yumuşaklığındaki tenini,

Ağzını, burnunu, dudaklarını,

Her yerini, her şeyini

Yeniden görüyormuşum gibi.

 

Uzun zamandır beklediğim andı bu.

Karşılaştığımızda neler olacağını,

Merak ettiğim.

Hemen odama geldin.

Giyinmiş, kuşanmıştın.

Saçında da çiçek şeklinde tokan.

Tokan çiçek, Sen çiçek.

Heyecandan ölecektim.

Ne yapacaktım şimdi?

Ama biz yabancı değildik birbirimize

Hemen alıverdim kollarımın arasına.

İncitmekten korkarak sarıldım,

Kokladım uzunca.

Yol kısaydı, hasret uzun.

Tekrar sarıldım, sarıldım.

Kokladım uzunca.

Sonra henüz kalkamadığım yatağımdan,

Tekrar geleceğini bilerek uğurladım seni.

Yine acıkacaktın,

Yine gelecektin nasılsa.

Ve yuvamıza döndüğümüzde hep beraber

Bizimle olacaktın uzun seneler.

İNŞALLAH

 

Kaynak göstererek kullanınız.

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;

KORKUYORUM

Bir umudumun yıkılışı
Gökte bir yıldızımın
Eksilmesi demek
Ertesi gün yeni bir umut doğar
Ve bir yıldızım daha olur.
Birgün hiç umudum
Ve hiç yıldızım kalmayacak diye
Korkuyorum
 

Havva Keleş

Kaynak göstererek kullanınız.

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;

YAR

Firari gönlüm bulamadım derken,
Konaklayacağım sıcak bir mesken.
Açılıverdi önünde kapın,
Mor sümbül, menekşelerle bezeli bahçen.
Ve karşısında rüzgarla oynaşan,
Sarı saçlarınla Sen.
Gülümseyen yüzünde coşkun bir bahar
Gözlerinde geceden kalma yıldızlar
Ay yüzünde, güneş yüzünde güzel yar.
Hayalde de olsak, hayalimi sar.
 

Havva Keleş

Kaynak göstererek kullanınız

 

 

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;

Kızım

Zeynep

Zeynep

 

Bu sayfa 11/01/2008 ’de dünyaya gelen sevgili kızım Zeynep’e ait.  Yukarıdaki resimde selam veren kızım, yedi aylık oldu. Artık yemeğini oturabildiği için mama sandalyesinde yiyebiliyor. Sabahları kahvaltı, öğlenleri sebze çorbası, ikindi ile akşam arası muhallebi yiyor kızım.  Biraz zorlandı, garip geldi yedikleri ama artık yetişkinler gibi yiyebiliyor. Yediğinden hoşlandığını veya hoşlanmadığını yüz ifadeleri ile anlatabiliyor. Bazen, sanırım daha eğlenceli olduğundan hoşlanmadığı yemek olursa oyun oynuyormuş gibi yapıp ağzındakileri etrafa fışkırtıyor.  Büyük bir kısmı ise benim yüzüme isabet ediyor. 

                                                                                                                                                              Artık kızım banyosunuda büyük bir zevkle yapıyor. Küçükken ne yaptığının farkında değildi ama şimdi banyo işini büyük bir keyfe dönüştürmeyi başardı. Hatta kendi geliştirdiği yüzme yöntemiyle ilerlemeden, sabit kalarak :) suda yüzebiliyor.

Kızım kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . » yorum bırak;

EBRU ÖRNEKLERİM

Hatip Ebrusu

Hatip Ebrusu

Yukarıdaki çalışmam kusurlu bir hatip ebrusudur. Görüldüğü gibi boyaların öd ayarları doğru yapılmadığından akmalar olmuştur.

Hatip Ebrusu

Hatip Ebrusu


Zemin Ebrusu üzerine çalıştığım Hatip Ebrusudur.

Karanfil

Karanfil


Zemini hazırladıktan sonra yaptığım karanfil çalışması.

Lale

Lale


Zemin ve çiçekte öd ayarını doğru yapamadığım için kusurlu bir ebrudur. Zeminde aynı renkten iki ayrı kavanoz boya hazırlanıp öd ayarı yapılır. İkinci kavanozun ödü birinci boyayı sıkıştırması ve açılması için birinciye oranla biraz daha fazla olmalıdır. Bu birkaç deneme ile sağlanabilir. Çiçek yapılırken de öd ayarı yapılmalıdır. Boyanın akmaması ve kullanılacak rengin tam sonuç verebilmesi için bu çok önemlidir. Bu sebeple bu ebruda sap ve yaprak kısmında boyada akma olmuştur. Çiçek kısmında ise yanlış öd ayarından dolayı kaymalar olmuştur.

Lale

Lale


Öd ayarı yaparak aynı renkten 2 ayrı kavanoz boya hazırlayıp zemin ebrusu yapıp üzerine lale çalışması yaptığım çiçekli ebru.

Serpmeli Battal

Serpmeli Battal


Gel-Git yaptıktan sonra şal yapıp üzerine grupları attım ve serpmesini yaptım. Bu ebru kusurlu bir ebrudur. Görünen beyaz noktalar kağıdın gerektiği gibi yerleştirilememesinden dolayı oluşmuş olan hava kabarcıklarıdır. Kağıt sağ üst köşeden ve sol alt köşeden tutularak önce sağ üst köşe suya değecek şekilde adım adım tekne üzerine yerleştirilmelidir. Kağıdın tamamı serildikten sonra hava kabarcığı kalmışmı diye bakılır ve var ise bir müddet beklenir. Yada biz, kağıt üzerinde çok hafif bir şekilde gezdirilerek hava kabarcığı yok edilir.

Serpmeli Battal

Serpmeli Battal

Gel-Git yaptıktan sonra grupları attım ve serpmesini yaptım.

Battal Ebru

Battal Ebru

Ebru Sanatına gönül verip başlayacak olanlar için kendi yaptığım ebrularımdan kusurlu olanlarda dahil göstermek istedim. Özellikle kusurlu olan ebruları göstermemin yararı olacağını düşünüyorum. Örneğin bu battal ebrudaki kusur, öğrencisi olduğum sayın hocam Yılmaz Eneş’i dinlemeyip kağıdı tekneden sıyırarak almamamdan dolayı lekeler oluşmasıdır. Kağıt tekneden alınırken mutlaka teknenin kenarı kullanılarak kağıt üzerindeki fazla su sıyırılmalıdır. Bu ebruda, zeminde gel-git ebrusundan sonra tarak kullandım ve üstüne grupları attım.

Papatya

Papatya


Başka bir papatya çalışmam. Papatyaları çok sevdiğimden eleştiri yapmaktan kaçınıyorum :)
Papatya

Papatya


Papatya en sevdiğim çiçektir. Gerçeğine en yakın papatya yapabilmek için fotoğrafını bulup karşıma alarak büyük bir zevkle yaptığım bir çalışmadır. 

Ebru kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . 1 Yorum »

EBRU SANATI

EBRU SANATI NEDİR

Ebru sanatı, kitreli su üzerinde toprak boyalarla yapılan eski bir Türk kağıt süsleme sanatıdır.  İpek Yolu ile İran’a gelen sanat  burada Abru veya Ebri olarak isimlendirilmiştir. Daha sonra Türklerle birlikte Anadolu’ya gelen bu sanatın adı Ebru olarak dilimize çevrilmiştir. Ebru Sanatı ile ilgili yazılmış ilk eser, Tertib-i Risale-i Ebri adını taşır ve 1608 tarihlidir. Basitçe ebru yapımından ve ebru sanatçılığından bahseder.

Ebru yapımında kullanılan suyun belli bir yoğunluğa sahip olması ve öd ile hazırlanan boyayı üzerinde tutabilmesi gerekmektedir.  Suya kıvam veren maddenin ismi kitredir.  Kitre kırlarda yetişen yabani bir dikenin özsuyudur.  Suyu akıtılan bu dikenin özsuyu kuruduğunda kabuk şeklini alır ve bu haliyle aktarlarda satılır.  Çelik saçtan yapılmış tekne ölçüsüne göre suyun içine suyun içine kitre konur ve yumuşayana kadar bekletilir.  Daha sonra tortularından arındırmak için süzülür ve tekneye boşaltılır.  Teknedeki kitreli suyun çok koyu olması durumunda kıvamını ayarlamak için su kullanılır. Bütün bu işlemler bittikten sonra boyaların hazırlanmasına geçilir. Toprak boyalardan kavanozlara konur ve içine su ilave edilir. Ayarlanması ise boyanın kitreli su üzerinde durmasını sağlayan sığır ödü ile yapılır.  Aynı zamanda öd boyaların açılmasını sağlar.  Ödü fazla olan boya altta kalan boyayı sıkıştırır, iter ve daha fazla açılır. Burada önemli olan sıralmayı yapmak ve ödü bu sıraya göre kullanmaktır. Boyayı tekne üzerine atabilmek içinse gül dalından ve at kılından yapılmış fırçalardan yararlanılır. Ebruyu su üzerinden alacağımız kağıt ise birinci hamur kağıt olmalıdır. 80-90 gr olanı yırtılmaması için daha uygundur.

EBRU ÇEŞİTLERİ

Battal Ebru
Boyaların, fırça yardımıyla kitreli su üzerine serpilmesiyle oluşturulan mermer desenli ebru çeşididir. Yapımı en zor ebrudur. Kumlu ebru dışında bütün ebruların yapımında ilk işlem battal ebrudur. Ebru sanatçısının ustalığı daha çok yaptığı battal ebrulardan belli olur. Battal ebruda suyun kıvamı ve boyaların öd ayarı çok önemlidir.  Boyalar bir sıralamaya konularak öd ayarları yapılır. Doğru ayar yapılamazsa boyalar birbirine karışır, çatlamalar olabilir yada istenilen renk tam olarak elde edilemez.

Somaki Ebru
Battal ebrunun en son atılan rengi fırça kavanozun içine sıkıldıktan sonra serpilerek yapılır. Somaki mermerine benzeyen bir ebrudur.

Serpmeli Battal
Battal ebru yapıldıktan sonra bir açık renkli boya ya da neftli boyanın, fırça kavanoza iyice sıkıldıktan sonra serpilmesiyle yapılır. 

Neftli Battal
Battal ebrunun en son atılan rengi neftli bir boyadan seçilerek yapılır.

Gel-Git Ebrusu 
Battal ebru yapıldıktan sonra kalın bir bizle teknenin önce bir kenarına sonra diğer kenarına paralel bir ileri bir geri karıştırılarak yapılır. Üzerine serpmede yapılabilir.

Taraklı Ebru
Gelgit ebrusu yapıldıktan sonra taraklardan birisinin son yapılan gelgitin yönüne dik yönde teknenin bir kenarından tarağın dişleri kitreye temas edecek kadar sokulup diğer kenarına doğru çekilmesiyle yapılır. İstenirse ince bir bizle taraktan sonra şal ebrusuda yapılabilir.

Şal Ebrusu
Gelgit ebrusu yapıldıktan sonra serpme yapmadan önce kalın biz kullanılarak karıştırılmasıyla yapılır. 

Zemin Ebrusu
Aynı renk boyadan az ödlü, çok ödlü iki ayrı kapta boya hazırlanarak battal ebru yapılır.

Çiçekli Ebru 
Zemin ebrusu yapıldıktan sonra  yapılacak çiçeğe göre (lale, menekşe, papatya vb.) hazırlanan yeşil renk boya ve bizler yardımı ile çiçeğin sap ve yaprak kısmı yapılır. Daha sonra yine bizler yardımı ile çiçek kısmı yapılır. Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman tarafından bu şekilde lale, karanfil, menekşe, sümbül, gül ve gelincik çiçekleri, son derece başarılı olarak yapılmıştır. Mustafa Düzgünman, bu çiçeklere papatyayı ilâve etmiştir.

Hatip Ebrusu
Önce zemin ebrusu yapılır. Zemin ebrusunun üzerine kağıdın ebadına göre yuvarlak halkalar oluşturulacak damlalar konur. Bu halkaların içine başka renklerden halkalar eklenir. Sonra iç içe olan be halkalara bir iğne yardımıyla şekil verilir.

Koltuk Ebrusu 
Hatip ebrusundaki her hatip deseni üzerine küçük bir çiçek yapılırarak oluşturulur.

Kumlu Ebru 
Çok kere kullnıldıktan sonra eskimiş olan teknenin sonuna doğru suyu ve ödü az olan lahor çividi bir damlalık yardımıyla teknenin ortasına ya da bir kenarından ama hep aynı noktaya damlatılması suretiyle teknenin yüzeyi doldurularak yapılır. Boya çatlar ve kumlu bir hal alır.                        

Bülbül Yuvası 
Giderek küçülen damlalar halinde serpilen boyayla yapılan battal ebru üzerine, bir iğne yardımıyla dıştan içe doğru spiraller yapılır. Bülbül yuvası, yan kâğıdı ya da yazı etrafında dış pervaz olarak kullanılır. Uzun kenara paralel şekilde dört eşit parçaya ayrılan ebrunun herbir parçası, levhanın bir kenarına monte edilir.
Hafif Ebru 
Hattatlar tarafından üzerine yazı yazılmak üzere suyu ve ödü normalden fazla boyalar kullanılarak yapılan şal ebrusudur.
Yazılı Ebru 
Yazılı ebrunun mucidi Necmeddin OKYAY’dır. Önceleri yazının kalıbını kesip ıslanınca kâğıdı bırakan Arap zamkı ile yapıştıran ve kâğıdı ebruladıktan sonra bu kalıbı söken Necmeddin OKYAY, yazının kenarlarından taşan zamkın bulunduğu yerlerin de boya almadığını görerek mürekkep yerine zamk kullanarak yazdığı yazıları ebrulamaya başlar. Aynı zamanda devrinin en meşhur hattatlarından olan Necmeddin OKYAY’ın bu şekilde yazılmış Tâ’lik Lâfza-i Celâl’i, Türk ebru tarihindeki en ünlü yazılı ebrudur. Hattat olmayan ebru sanatçılarının yazılı ebru yapabilmek için kullanabilecekleri en iyi yöntem ise yazının kalıbını hazırlamak ve bunu sökülebilir bir yapıştırıcıyla ebrulanacak kâğıda yapıştırmaktır.

Ebru kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . » yorum bırak;

SEN VE BEN

Sabahın en erken saatleri
Önce baharın ilk yağmuru penceremde
Ve ardından…
Kış uykusundan kalkan güneşin mahmurluğu
Yanımda tüm masumiyetinle Sen
Yağmurdan habersiz
Güneşten habersiz
Benden habersiz

 

Havva Keleş

Kaynak göstererek kullanınız.

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;

HERŞEY BAŞKA

Soğuk bir kış günü
Aynı yerdeyim
Deniz öfkesinden dalgalı
Martılar…
Yeni doğmuş bir bebeğin
İlk ağlaması kadar isyankar
Üzerinde dolaştığımız iskele yorgun
Ama dimdik ayakta
Herşey başka şimdi
Deniz başka
Martılar başka
Yağmurla çamurlaşan toprakta
Kokun başka
Ben bambaşka

 

Havva Keleş

Kaynak göstererek kullanınız.

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;

GÜN GELİR

Gün gelir sıkışıp kalırsın
Acılar kor gibi iner yüreğine
Gün gelir dayanamazsın
Görmesem, duymasam
Acıkmasam dersin
Sonra bir hamle daha yapıp
Ağır ağır sürersin kendini
Hayatın içine
Yeniden yaşarsın
Gün gelir nefret edersin
Bugünden daha iyi
Geçmişi ararsın
Yarında bugünü

 

Havva Keleş

Kaynak göstererek kullanınız.

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;

EYLÜL 2

Ne hoştur yaşamak bu zamanda
Bahar yazla oynaşta
Güneş bulutla
Yağmur toprakla
Sararmış yapraklar, rüzgarla
Ve Eylül kapıda

 

Havva Keleş

Kaynak göstererek kullanınız.

Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . » yorum bırak;